Samsun Ticaret ve Sanayi Odası | www.samsuntso.org.tr
Tel : +90 362 432 36 26 | İletişim
Öğrencilere girişimcilik semineri
Öğrencilere girişimcilik semineri.
Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Samsun TSO Kadın Girişimciler Kurulu'nca ortak hazırlanan "İş’te Ben" projesi kapsamında Bafra Anadolu Lisesi öğrencilerine girişimcilik semineri verildi.   Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Kadın Girişimciler Kurulu’nca ortak hazırlanan “İş’te Ben” projesi kapsamında ilçelerde lise öğrencilerine yönelik girişimcilik seminerleri devam ediyor. Samsun Kadın Girişimciler Kurulu’nun son durağı ise, Bafra Anadolu Lisesi oldu. Öğrencilere tavsiyelerde bulundu Samsun Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Dr. Hatice Gülay Atik, proje kapsamında Bafra Anadolu Lisesi 9. Sınıf öğrencilerine, girişimcilerin yaptığı çalışmalar ve başarıları örnek vererek kendi mesleki tecrübelerini paylaştı. Beş sınıftan 150 öğrencinin katıldığı seminerde konuşan Dr. Hatice Gülay Atik, girişimci insanların sosyal çevreleri ve yönleriyle, diyaloglarıyla, cesur insanlar olduğunu söyledi. Öğrencilere, girişimcilik üzerine tavsiyelerde bulunan Atik, “Girişimci insan araştırmacıdır, yeniliklere her zaman açıktır. Çevrelerinde farkındalık yaratan çalışkan kişilerdir. Sizlerde iyi bir girişimci olabilirsiniz. Bu donanımlara hepinizin sahip olduğunuza inanıyorum. Yeter ki bir yerden başlayın. Önce eğitimlerinizi tamamlayın. Eğitimlerinizi tamamlarken de araştırıcı, geliştirici ve yaratıcı olun. Tatillerden olsun, üniversite okurken olsun saatlik de olsa bir işte çalışın ve tecrübe kazanın. Mutlaka yabancı bir dil öğrenin. Kendinize güvenin. Hayatınızda mutlaka elinize bir fırsat geçecektir ve bu fırsatları iyi değerlendirin. Ve dünyadan ve ülkenizden haberdar olmak için sürekli araştırın ve okuyun. Bilgiye ulaşmak artık zor değil. Teknolojik gelişmeleri takip ve sürekli öğrenmeye çalışın” diye konuştu. Atik, konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını cevaplandırdı. Bafra TSO ziyaret edildi Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hatice Gülay Atik ve kurul üyesi kadınlar, seminer sonrası ise, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası(BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Göksel  Başar’ı ziyaret etti. Atik, ziyarette Başkan Göksel Başar’a, "İş’te Ben" projesi hakkında bilgi verdi. Atik, burada yaptığı konuşmada,  projenin amacının girişimcilik olgusu, meslek tanıtımları, kendini tanıma eğitimleri ile öğrencilerin motivasyonlarını ve eğitimin kalitesini artırmak olduğunu belirterek, "Ülke genelinde girişimciliğin gelişiminde en önemli faktörlerden biri bu konuda verilen eğitimlerin yaygınlaştırılması ve kişilerin girişimcilik özelliklerinin geliştirilmesidir. Bu nedenle İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile birlikte hazırlanan bu proje ile gençlerimize ulaşmayı hedefliyoruz" dedi. Başar: “Girişimci sayısının artması önemli” Bafra TSO Yönetim Kurulu Başkanı Göksel Başar da, genç girişimcilerin sayısının artmasının sanayi ve ticaretin iyileşmesi için önemli olduğuna dikkat çekerek, "Öncelikle gençlerimize yönelik böyle bir faaliyette bulunduğunuz için sizleri tebrik ediyorum. Bizler de Bafra Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu tür projelere ve eğitim faaliyetlerine elimizden gelen desteği vermekteyiz. Ayrıca kadın girişimcilerimizin de her geçen gün sayısının artması ve kadınların da ekonomiye katkı sağlaması sevindirici bir gelişme" diye ifade etti.  
Başkan Murzioğlu'ndan polis teşkilatının 170. kuruluş yıldönümü mesajı
Başkan Murzioğlu'ndan polis teşkilatının 170. kuruluş yıldönümü mesajı.
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(STSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, yayınladığı mesajla Türk Polis Teşkilatı’nın 170. Kuruluş yıl dönümünü kutladı.   Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, Türk Polis Teşkilatı’nın 170. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Murzioğlu, Türk Polis Teşkilatı’nın ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruma ve kollama, halkın can ve mal emniyetini koruma, huzur ve güven ortamını tesis ve temin etme, suç işlenmesini önleme ve işleyenleri adalete teslim etme hususunda çok büyük bir özveriyle gece gündüz demeden başarılı bir şekilde 170 yıldır çalıştığını söyledi. Emniyet güçlerinin her zaman halkın huzur ve güvenini temin etmek için canı pahasına 24 saat görevinin başında olduğunu belirten Başkan Murzioğlu, “Gücünü halktan ve kanunlardan alan Türk Polisi, görevini her zaman fedakârca yapmış, gerektiğinde canını hiçe sayarak ulvi görevlerini yerine getirmiş, toplumumuzun güvenini ve takdirini kazanmıştır” dedi. Murzioğlu: “Her zaman polis teşkilatının yanındayız” Türk Polis Teşkilatının, edindiği bilgi ve deneyimlerle halkın güveni, desteği ve işbirliği sayesinde hizmet kalitesini sürekli arttırdığını ifade eden Başkan Murzioğlu, “Polisimiz sadece olaylara müdahale eden, suçlulara göz açtırmayan görüntüsünün yanında, 'Toplum Destekli Polislik' çalışmaları ve bu çerçevede gerçekleştirilen proje faaliyetleri ile birçok alanda insana yönelik sevgi, yardım ve yönlendirici çalışmaları sayesinde de güven ve sevgi ortamı oluşturmaktadır. Güvenliğimiz için canla başla mücadele eden ve görevini başarıyla yerine getiren teşkilatınız mensuplarına, toplumun huzuru için gösterdikleri gayretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Oda olarak emniyet müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurumlarla güzel diyaloglar içindeyiz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da emniyet teşkilatımızın huzur, güvenlik ve asayiş çalışmalarında yanınızdayız. Bu vesile ile camiam adına, Türk Polis Teşkilatı’nın 170. Kuruluş Yıldönümünü kutlar, görevleri uğruna şehit düşmüş emniyet mensuplarını rahmet ve minnetle anar, gazilerimize şükranlarımızı sunarım” diye konuştu.
Samsun'un sorunları Şura'da Başbakan Davutoğlu'na sunuldu
Samsun'un sorunları Şura'da Başbakan Davutoğlu'na sunuldu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen, 8. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası’nda Samsun’un sorunları ve çözüm önerileri Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanlara anlatıldı.   Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İkiz Kuleler'de yapılan Şura'ya Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yanı sıra Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Maliye Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte bürokratlar, 365 oda ve borsanın yönetim kurulu başkanları, meclis başkanları, oda ve borsaların akademik danışmanlar ve iş adamları katıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen 8. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası'nda önemli konular ele alındı. Ticaret ve sanayi odalarının temsilcileri illerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirdi. Yeni organize sanayi bölgesi için destek istendi Samsun’un sözcüsü olarak kürsüye çıkan Samsun Ticaret Borsası Başkanı Sinan Çakır, kentin sorunlarını ve çözüm önerilerini hükümet yetkililerine aktardı. Sinan Çakır, Şura’da yaptığı konuşmada, Samsun tersane alanın atıl durumdan çıkarılarak Organize Sanayi Bölgesi olarak müteşebbisin hizmetine açılması temennisinde bulundu. Çakır, “2023 Ekonomik Hedeflerine ulaşmamızı sağlayacak, yerel sanayicinin başka yerlerde yatırım yapmasını önleyecek ve sanayiciyi ilimize çekecek büyük ölçekli yatırım alanlarının bulunmamasıdır. Bu konu ile ilgili olarak, kısa vadeli çözüm önerimiz; 100 hektar alana sahip olan Samsun Tekkeköy tersane alanının atıl durumdan çıkarılarak organize sanayi bölgesi olarak müteşebbisin hizmetine açılmasıdır. Tersane alanına ek olarak, Gelemen Tarım İşletmesi’nin tersane alanının güney sınırlarından itibaren 200 hektarının OSB’ye devredilmesidir. Böylece 300 hektarlık bir alan oluşturulacaktır. Orta ve uzun vadeli önerimiz; Samsun-Çarşamba Havaalanı, Çarşamba ilçesi arasındaki sulak alan ve tampon bölgenin yeniden değerlendirilerek, organize sanayi bölgesi olarak planlanmasıdır. Samsun merkez organize sanayi bölgesinin doluluk oranı yüzde 100’dür. İl genelindeki doluluk oranından bahisle yatırımcının liman ve havaalanından uzak iç bölgelere yönlendirilmesi gibi bir durum gerçekçi olmamaktadır” dedi.     Tarımsal potansiyel harekete geçirilmelidir Samsun-Ankara hızlı tren hattının açılmasının önemine işaret eden Çakır, “Samsun-Ankara hızlı tren projesinin başlangıç tarihi 2023 yılına ötelenmiştir. Talebimiz, bu projenin Cumhuriyetimizin 100. Yılından önce tamamlanmasıdır. Samsun-Ankara Devlet Karayolu ise, Amasya, Sivas, Kayseri üzerinden Ankara’ya ulaşan oldukça verimsiz ve eski bir hattır. Bu hattın Samsun-Amasya-Çorum-Kırıkkale-Ankara şeklinde gerçekleştirilmesi sonucu 900 kilometrelik hat 400 kilometreye düşecektir. Ayrıca, Samsun’un tarımsal potansiyeli harekete geçirilmelidir. Çarşamba ve Bafra ovaları sulama, drenaj ve diğer alt yapı yatırımları ve bu iki ovadaki arazi toplulaştırma çalışmalarının biran önce tamamlanması gerekmektedir. Samsun’un doğal ve kültürel varlıklarının evrensel olarak tescillenmesi turizme büyük katkı sağlayacaktır. Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu ve 114 adet ahşap camimizin Unesco Dünya Mirası Listesi’ne alınması çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından başlatılmalıdır. Öte yandan Samsun-Krasnodar direkt uçak seferleri de acilen başlatılmalıdır. Çakır ayrıca, bölgesel dengesizlikleri gidermek için, teşviklerin sadece il bazında değil, ilçeler bazında da yapılmasının ekonomi ve istihdama önemli katkılar sağlayacağını belirtti. El birliği ile 2023 hedeflerine ulaşılacak Şura’ya katılan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, “Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu ve ilgili bakanların katılımıyla gerçekleştirilen 8. Ticaret ve Sanayi Şurası'nda 81 ilin sorunları ifade edildi. Şurada her ilin sözcüsü kendilerine tanınan üçer dakikada belirledikleri sorun ve çözüm önerilerini dile getirdi. Samsun Oda ve Borsa Başkanları olarak daha önceden belirlediğimiz sorun ve çözüm önerilerini Şura’da ifade etme imkanı bulduk. Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu da yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Şura sonunda TOBB tarafından, oda ve borsalardan gelen tüm sorunlar kitap haline getirilerek ilgili bakanlıklara gönderilecek. Samsunumuz il ve ilçeleriyle hızla büyüyen bir şehir. İnşallah el birliği ile kentimizi ve ülkemizi 2023 yılı hedeflerine taşıyacağız” dedi.  
Samsun'da üniversite-sanayi buluşması
Samsun'da üniversite-sanayi buluşması.
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TSO) ev sahipliğinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin (OMÜ) desteği ile “KUYAP Uluslararası Üniversite-Sanayi İşbirliği Konferansı” düzenlendi. Konferans dolayısıyla Türkiye’nin ve dünyanın dört akademisyen ve işadamları Samsun’da buluştu.   Sheraton Hotel’de düzenlenen KOBİ Çalışanlar ve İşverenlerin Küresel Ekonomideki Değişimlere Uyum Yeteneğinin Arttırılması Projesi (KUYAP) Uluslararası Üniversite - Sanayi İşbirliği Konferansı'na Samsun Valisi İbrahim Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Canik Başarı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Bekdemir, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, KUYAP Konsorsiyom Lideri Petros Catsis, AB Türkiye Delegasyonu Mali ve Sosyal Kalkınma Bölümü Başkanı Andrea Vera, öğretim üyeleri, STK temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, KUYAP Proje Uzmanları ve işadamları katıldı.   Teşekkür etti Konferansın açılış konuşmasını yapan KUYAP Konsorsiyum Lideri Petros Catsis, KUYAP çalışmalarında bugüne kadar proje kapsamında yapılan faaliyetler hakkında bilgi verdi. Catsis, “Bu faaliyetlerin büyük kısmını oluşturan eğitim, çalıştay, AB ülkelerine inceleme gezileri, konferans ve toplantılar ile 10 bin faydalanıcıya ulaşılmıştır. Projenin yürütülmesi konusunda gösterdikleri destekler için TOBB, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve AB Türkiye Delegasyonu ile Samsun, Sivas, Elazığ, Erzurum, TSO ve Gaziantep SO’ya teşekkür ederim” dedi.   Temel hedef düzgün istihdamı artırmak Proje hakkında bilgi veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı AB Koordinasyon Daire Başkanı Ömer Ayçiçek, “Çalışma Bakanlığı olarak biz 2007 yılından bugüne İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Programı dediğimiz AB’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaklaşa finanse ettiği bir program yürütüyoruz. Aslında gerek Samsun’da gerekse Karadeniz’in diğer illerinde çok sayıda faaliyet yürüttük. AB’den tahsis edilen katılım öncesi mali yardım konularının insan kaynaklarının geliştirilmesi alanında, düzgün programlanması, ölçülebilir göstergeye dayalı, bütçesi belirli, faaliyetleri belirli bir program dahilinde projelendirilmesine katkıda bulunmak. Daha sonra bu projelerle ilgili seçim ve ihale süreçlerini yürütmek, projenin düzgün uygulanmasını sağlamak, ödemesini ve değerlendirmesini yapmaktır. Bu konudaki bakanlığımızın misyonu budur. Programdaki en temel hedefimiz düzgün istihdamı arttırmaktır” diye konuştu.   Uyum yeteneğini artırmak Konferansın KUYAP projesi çerçevesinde organize edildiğini ifade eden AB Türkiye Delegasyonu, Mali ve Sosyal Kalkınma Bölümü Başkan Yardımcısı Andrea Vera ise, “KUYAP’ın hedefi işverenlerin çalıştırdıkları işçilerin uyum yeteneklerini arttırmak ve bu şekilde de üniversite, akademik ve iş camiası arasındaki bağlantıyı arttırmaktır. Gelişmekte olan ekonomiler için en önemli rekabet kaynağı iş gücü maliyeti ne kadar düşükse onların rekabet kaynağı buydu. Bazı ekonomiler için bu zamana kadar bu önemliydi ama son birkaç yıl içerisinde düşük iş gücü maliyeti artık rekabetçi olabilmek için temel etken değil. Küresel ekonomide rekabetçi olabilmek için temel etken artık bu değil. Bugünlerde rekabetçilik unsuru daha ziyade beşeri sermayenin kalitesiyle şekilleniyor. Bugünün küreselleşen dünyasında artık bütün sektörlerin bir ülkeden en iyi koşulları bulabildikleri diğer ülkelere hareket etmeleri çok hızlı oluyor. Bu anlamda beşeri sermayeye yatırım yapmak bir sanayinin, bir şirketin ya da bir ülkenin yapabileceği en iyi yatırımlardan bir tanesidir” diyerek sözlerini tamamladı. Murzioğlu: “Samsun Markaları ile var olmalıyız Proje kapsamında başarıya ulaşacaklarını belirten Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, “Oda olarak KUYAP projesi kapsamında projemizin başlangıcımızdan bugüne kadar bütün mekanizmalarımız ile işbirliği içerisinde, bölgemizde bin 200’den fazla iş adamı ve çalışanımız ile birlikte bir araya geldik. Değişimin uyum yeteneğini tartıştık. Sektörel çalışmalarımız yurt içi ve yurt dışı inceleme ziyaretlerimiz ile değişimi, gelişimi nasıl daha rekabetçi oluruzu inceledik. Bölgemize bu bilgileri aktardık. Samsun TSO olarak Samsun’un ekonomik geleceğini birlikte geliştirdiğimiz zaman işbirliği içerisinde çalıştığımız zaman başarıya ulaşacağımıza inanıyoruz. Bu bağlamda üniversitelerimizin akademisyenlerimizin bizler için olmazsa olmaz olduğunu teorik ile pratiğin birleştiği noktada katma değerli üretim yapabileceğimizi her platformda dile getirdik. Net bir şekilde ifade edebilirim ki, üniversitelerimizdeki kıymetli bilgi, sanayi ile birleştiği noktada hem bölgesel hem de uluslararası olarak daha rekabetçi olabileceğiz. Ticaretin kuralları değişiyor. Oyunun kurallarının değiştiği ve her geçen gün şartların zorlaştığı bugünlerde katma değerli üretimle ulusal ve uluslararası alanda oluşturacağımız Samsun markaları ile var olmalıyız. Daha yenilikçi, bugünü değil geleceğe öngören yaklaşımla bu oyunda rol almalıyız” ifadelerini kullandı. Akan “Şartlar rekabeti çok zorlu hale getirdi” Gelişen teknolojinin rekabeti çok zorlu hale getirdiğini ve aynı zamanda ciddi bir fırsat oluşturduğunun altını çizen OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, konuşmasında, “Günümüzde artık finansın, paranın, bilginin ve insan kaynağının çok serbestçe dolaşabildiği ve dünyanın her köşesine ulaşabildiği bu dönemde bu şartlar rekabeti çok zorlu hale getirmiştir. Ama aynı zamanda ciddi bir fırsat da oluşturmaktadır. Yani siz bir internet yoluyla ürettiğiniz bir ürünü dünyanın her köşesine çok kısa bir zamanda tanıtabilir, gösterebilirsiniz. Eğer kalkınmış, güçlü bir ülkede yaşamak istiyorsak, bunun en önemli unsuru bilgiyi üretmek, bilgiye sahip olmaktır. Ancak tek başına bilgiyi üretmek yeterli değil, bence bundan daha önemlisi bilgiyi yönetmektir. 2003 yılında Türkiye, Ar-Ge’ye 4 milyar para harcarken, 2013 yılında 16 milyar harcamıştır. Yaklaşık 4 kat artmıştır. Kişi başına Ar-Ge harcaması 2003 yılında 42 dolar iken, 2013 yılında yaklaşık 176 dolar olmuştur. Yaklaşık 4,5 kat artmıştır. Ben üniversitelere verilen desteği biliyorum. 2003 yılında 5 milyon iken, 2013 yılında 130 milyonu geçmiştir. Yaklaşık 27-28 kat artmıştır. Tam zamanlı Ar-Ge çalışanımız da 3 kat artış gösterdi. Yani maddi destekler çok artmış ama araştırmacı sayısı o oranda artamamıştır. Türkiye Patent Enstitüsü’nün rakamlarına göre, patent başvurusu ve patent tescili yine Türkiye’de 2003 yılında bin civarında iken, 2013 yılında 12 binlere ulaşmıştır” bilgilerine yer verdi. Yılmaz: “Teşvik edecek başka maddi bir sistem geliştirilmeli” Sanayi ve üniversite işbirliğinin insan ve rekabetinin en vazgeçilmez şeylerden bir tanesinin insan kaynakları olduğunu belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz şöyle konuştu: “Sanayi ve üniversite ilişkisinde 2 taraf var gibi gözüküyor. Yani bir üniversitenin akademik kadrosunun sanayide yapılan üretimle ilişkili, sanayinin ihtiyacı olan bazı bilgiyi sanayiye aktarabilme yönündeki üniversite akademik kadrosunun göstermesi gereken çabalar var. Bu çabaların bir motivasyona bağlı olması gerekir. Bu çabayı gösteren insanın, sonuçta gösterdiği çabadan ötürü de ödüllendirilmesi gerekir. Bu ödül acaba yeteri kadar var mı? Bu çabayı gösteren ile göstermeyen arasında somut bir fark oluşuyor mu? Ben bu farkın oluştuğundan endişe ediyorum. Bu fark yeteri kadar yoktur. Muhakkak bu fark yeteri kadar ortaya konsa öğretim kadrosundaki kişi elindeki çantasıyla beraber fabrika fabrika gezer diye düşünüyorum. Sanayi tarafındaki sanayici de ‘üniversitedeki hoca bu işi yeteri kadar bilmez. Onlar kitaptan teorik taraflarını biliyorlar. Ben bu işin düşüp de dizi kanamışlardanım. Onlarla vakit kaybetmeyeyim. Bu işi ben çözeyim’ diyerek sanayici ve kendi atölyesinde kendi el yordamıyla yaptığı gelişmelerle kendini bir yere getirmeye çalışıyor. Yani bunlar, bilime karşı üniversite kürsülerinden alabileceği katkıya yönelik bir güven yetersizliğinden kaynaklanan bir şey olduğunu düşünüyorum. Halbuki ona da ‘sen yapabilirsin. Sen iyi bir pratikçi olabilirsin ama ona iyi bir teori, iyi bir bilim yüklemediğin takdirde yaptığın işin kalitesi iyi olmaz. Muhakkak bunu yapman gerekir’ diyerek onu da teşvik edecek başka maddi bir sistem geliştirilmesi gerekir.” Şahin: "TOBB’un burada aldığı rolü çok önemsiyorum" Ulaştırma Bakanlığı’nda müsteşar olarak çalıştığı dönemde üniversitelere yazdığı yazıda gelen cevapla şok geçirdiğini belirten Samsun Valisi İbrahim Şahin ise şu ifadeleri kullandı: “Ulaştırma Bakanlığı’na müsteşar olarak atandığınız ikinci veya üçüncü haftasında bütün üniversitelere yazı yazmıştım. Üniversitelere ‘bizim elimizde para var, kaynak var. Sizde de yetişmiş öğretim üyeleri var. Lütfen bize destek olur musunuz?’ diye yazdım. Birkaç gün sonra bize YÖK’ten yazı gelmişti. YÖK Başkanı imzası ile ‘gördük ki, üniversitelere yazı yazmışsınız, onlardan bilim adamlarından yararlanmak istiyorsunuz. Zinhar bir daha böyle bir hataya düşmeyin. Eğer bir eleman talebiniz varsa, önce YÖK’e yazın biz uygun görürsek üniversitelere yazarız’ diye cevap geldi. Çok şaşırmıştım ve şok olmuştum. Avrupa’daki üniversitelerin sanayicilerle, bakanlıklarla, hükümetlerle, yerel yönetimlerle ne kadar içli dışlı çalıştığını gören bir insan olarak bu cevap beni şaşırtmıştı. Tabi bu bahsettiğim konunun üzerinden 12-13 yıl geçti. Üniversite - sanayi işbirliği ile ilgili özellikle TOBB'un burada aldığı rolü çok önemsiyorum. Samsun yaşanası bir kent. Ben de 6 aydır buradayım. Samsun çok mütevazi şekilde büyümüş, kendisinin bu güzelliğini adeta saklar gibi davranmış. Onun için biz gerek Samsun çevresindeki ilçeler başka olmak üzere sonra illere daha sonra Türkiye’ye belki dünyaya çok iyi anlatmamız gerekiyor ki bu güzellikleri görsünler. Samsun büyükşehir olmasına rağmen küçük şehir olma rahatlığını sunuyor.”   Konferanslar gerçekleştirildi Protokol konuşmalarının ardından konferans teknik konuşmalar ve panellerle devam etti. 7-8 Nisan tarihleri arasında süren etkinlik boyunca Türkiye ve dünyanın çeşitli kentlerinden gelen işadamları ve akademisyenler sunumlar yaptı.
Başarılarının şifrelerini paylaştılar
Başarılarının şifrelerini paylaştılar.
Samsun’da kendi alanlarında başarılı olmuş kadınların, başarı öykülerini paylaştığı “Başarının Şifreleri” adı altında bir toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Bülbüloğlu, başarının şifresinin vizyon sahibi olmaktan geçtiğini söyledi.   Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Samsun İl Kadın Girişimciler Kurulu ve Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü işbirliğinde Serra Otel’de düzenlenen etkinlikte kendi alanlarında başarılı olmuş kadınlar, “Başarının Şifreleri” adı altındaki etkinlikte başarı öykülerini paylaştı. Etkinliğe, Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırım, Türkiye İş Kurumu(İŞKUR) Samsun İl Müdürü Hasan Kılıçaslan, Samsun TSO Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Bülbüloğlu, Samsun TSO İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Dr. Hatice Gülay Atik ve çok sayıda davetli katıldı. Kadınlar doğuştan girişimci Programın açılışında konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Bülbüloğlu, yaptığı konuşmada, “Program bana, “Başarının Şifreleri” olarak iletildiğinde, insanın net kesin hedefleri olmalı, farkındalık yaratmalı, amacı olmalı, istemeli dedim. Benim için başarının şifreleri, inanmak motive olmak, ne yapacağını bilmek, vizyon sahibi olmak, herkesten önce ve farklı düşünmek, insanların ihtiyaçlarını iyi tespit etmek, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmek, ülkelerin sosyo ekonomik siyasi olaylarını yakından izlemek, zayıf yönlerinizi iyi tespit etmek, tehditler neler iyi bilmek ve alternatif kararlar alabilmek. Hangi işi yaparsak yapalım işin vizyonuna ve kültürüne adapte olmalıyız. Kadınlarımız doğuştan girişimci. Ancak, istatistikler bize kapasitemizi atıl durumda bıraktığımızı söylüyor. Bu ortaya koyduğumuz hedefler ve başarıya ulaşma anlamında önemli bir engel oluşturuyor. Sonuç itibariyle; girişimcilere ihtiyacımız var, hayatın her alanında, kamuda, özel sektörde sosyal alanda fark yaratmak faydalı olmak gerekmektedir. Bugün bizlere başarı hikayelerini paylaşacak olan değerli konuklarımızın yaptığı gibi kendinize inanın, emin olun sizi durduracak güç yok” dedi. Başarılı olmak zor ve meşakkatli bir yol Etkinlikte söz alan Samsun TSO İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Gülay Atik, "Başarı hedefe ulaşmak demektir. Başarı, birbirini tetikleyen bir olgudur. Başarıyı bir kere tadınca, her zaman insan başarılı olmak ister. Başarılı olmak zor ve meşakkatli bir yol. Ancak, başarıyı yakalandığında ise beraberinde mutluluğu, huzuru, güveni, özgüveni beraberinde getiriyor" diye konuştu. Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırım ve Türkiye İş Kurumu(İŞKUR) Samsun İl Müdürü Hasan Kılıçaslan’ın da birer konuşma yaptığı program daha sonra, alanlarında başarılı olmuş kadınların sunumlarıyla devam etti. Moderatörlüğünü Samsun İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Kurulu Üyesi Şehnaz Dereli’nin yaptığı sunumda, Çarşamba Kumköy İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni (Varkey Gems Vakfı Dünyadaki en iyi 50 öğretmenden biri olarak seçtiği) Dilek Livaneli, Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol, Danışman-Yazar Fırat Ataklı konuşma yaptı.   Başarının şifresi inanmaktan geçiyor Programda söz alan Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol, başarının şifresinin; inanmak, hedef koymak, yaptığınız ve yapacağınız işi sevmek sevmeye çalışmak olduğunu söyledi. Özyol, “Hayatım boyunca her yaptığım işi, verilen görevi, isteğimin dışında da verilen görevleri hep sevdim sevmeye çalıştım. Belediye başkanlığımda da bunu sürdürdüm. Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanlığı görevini yürütüyordum, istifa ettim belediye başkanı aday adayı oldum. 12 erkek aday adayı arkadaşımın arasından seçildim. ‘Aday olacağım’ dedim inandım, belediye başkanı olacağım dedim inandım ve Belediye Başkanı oldum. Ben seçim çalışmalarındayken dediler ki bana, ‘siz gidin çamaşır yıkayın, bulaşık yıkayın, ne işiniz var’ dediler. Ben de ‘bulaşık yıkarız, çamaşır yıkarız, ahırda inek sağarız, tarlada çalışırız, kalem tutarız hakim oluruz, başbakan oluruz, belediye başkanı oluruz 30 Mart’ta görüşürüz’ dedik böylece başardık” ifadelerini kullandı. Livaneli: “Teknolojiden uzak olmak çocuğu kitaba yaklaştırıyor” Daha sonra ise, Varkey Gems Vakfı Dünyadaki en iyi 50 öğretmenden biri olarak seçtiği Çarşamba Kumköy İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni Dilek Livaneli söz aldı. Öğrencileriyle birlikte gerçekleştirdiği projelerden bahseden Dilek Livaneli, “İlkokul öğretmeni hiçbir zaman unutulmaz. İlkokul öğretmeni iz bırakır. Olumlu ya da olumsuz. Mesleğinde fark oluşturabilmek için bir öğretmen ne yapabilir, mesleğini nerelere taşıyabilir bunu paylaşmak adına ve özellikle de köyde bir öğretmensiniz, tek başına bir kadınsınız, birleştirilmiş sınıf okutuyorsunuz bu Türkiye’nin bir gerçeği. Köy okulu gerçeğiyle yüzleştiğinizde bakıyorsunuz ki öğretmenler odası bile yok. 18 bin köy okulu var Türkiye’de 65 bin köy okulu öğretmeni var, 1 milyon 200 bin köy çocuğu var bunlara ulaşmak adına belki küçük bir örneksiniz ama belki Türkiye’deki bütün Dilek Öğretmenleri harekete geçirmek adına bir takım projeler gerçekleştirdik. Bunlar ülke çapında uluslararası alanda ses getirdi. Köy çocuğu şöyle: Hiçbirinin evinde bilgisayar yok, internet yok, teknolojiden uzaklar. Öyle bizim çocuklarımız gibi tabletler bilgisayarlar böyle bir şey yok. Çocuk teknolojiden uzak fakat ben bunu bizzat gözlemledim teknolojiden uzak olmak çocuğu kitaba yaklaştırıyor. Bu çok doğru. Çocuk kitabı okuyor. Kitabı seviyor, öpüyor, kokluyor. Bu projeyle çocuğun kitaba olan aşkı bir kez daha ortaya çıktı. Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırma adına projemiz hayat buldu” diye konuştu. Etkinliğin ilk bölümü Danışman-Yazar Fırat Ataklı’nın yaptığı konuşmayla sona erdi. Programın ikinci bölümünde ise, İzgören Akademi Eğitmenlerinden Barış Kılıçarslan’ın, “Komşu Köyde Sizi Ne Bekliyor” adı altında bir seminer verdi. Program sonunda ise, konuşmacılara, katkılarından dolayı anı takdiminde bulunuldu.  
Murzioğlu TOBB Fuarcılık Komitesi Başkanlığına atandı
Murzioğlu TOBB Fuarcılık Komitesi Başkanlığına atandı.
Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, fuarcılık sektörünün önündeki engellerin kaldırılması, gelişimi ve öneminin artırılması amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde teşekkül eden, TOBB Fuarcılık Komitesi Başkanlığına atandı.   Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, TOBB bünyesinde teşekkül eden, “TOBB Fuarcılık Komitesi Başkanlığına” atandı. TOBB Fuarcılık Komitesi Başkanlığına atanan Salih Zeki Murzioğlu, ilk olarak sektörün gündemindeki konuları görüşmek ve meclis başkanı ile yardımcılarını seçmek üzere Ankara’da bir araya gelen TOBB Türkiye Fuarcılık Meclisi’ne başkanlık yaptı. TOBB sektör meclislerine büyük önem veriyor TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve TOBB Fuarcılık Komitesi Başkanı Salih Zeki Murzioğlu toplantıda yaptığı konuşmada sektör meclislerinin amaçları ve çalışma usullerine ilişkin bilgi verdi. TOBB olarak sektör meclislerine büyük önem verdiklerinin altını çizen Murzioğlu, “Meclisler, kamu, özel sektör ve sektörel sivil toplum kuruluşlarını yasal bir zeminde bir araya getiren bir platformdur.  Türkiye’de bu meclisler kadar kapsamlı benzeri bir yapı bulunmamaktadır. Ayrıca, bu meclisler tarafından hazırlanan görüşler kamunun mevzuat hazırlama sürecine büyük katkı sağlamaktadır. Meclisler artık, kamunun da yakından tanıdığı, faaliyetlerine davet ettiği ya da görüşlerine yer verdiği yapılardır” diye konuştu.  Sektör meclislerinin fonksiyonu  2015 yılının ilk ayının başından geçerli olan fuarcılık mevzuatının güncel hale getirildiğini ifade eden Murzioğlu, “Meclisler, yine sektörel gelişmeyi teşvik etmek amacıyla protokol ziyaretleri gerçekleştirmekte, böylelikle meclisler, önerilerini ilgili makamlara yüzyüze de iletebilmektedir. Sektör tarafından yapılan çalışmalar basınla da paylaşılmakta, sektörlerin talepleri ve fuar firmalarımızın faaliyetlerinin medyada ses bulmasına yardımcı olunmaktadır. Sektörlerin sorunlarını başbakan yardımcısı düzeyinde dile getirebilmeleri için Türkiye Sektörel Ekonomi Şuraları gerçekleştirilmektedir” dedi. Önemli çalışmalara imza atıldı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve TOBB Fuarcılık Komitesi Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Fuarcılık Meclisi’nin de kuruluşundan bu yana önemli çalışmalara imza attığını belirterek “Meclislerden yılda en az dört defa toplanmaları beklenmektedir. Gündemin yoğunluğu ve acilliği söz konusu ise, meclislerimiz daha sık toplantı yapabilmekte ya da alt komiteler ile gündemi takip edebilmektedir. Meclislerin temsil gücünün ve etkisinin artırılması için firmaların üst düzeyde temsil edilmesi önemlidir” İfadesini kullandı. Seçimler yapıldı Daha sonra yapılan seçim sonucunda, TOBB Türkiye Fuarcılık Meclisi Başkanlığı’na Cihat Alagöz, Başkan Yardımcılıklarına ise Hülya Akkaya, Murat Demirtaş, Rasim Mazlum, İsmet Göksel, İlhan Ersözlü ve Serkan Tığlıoğlu seçildi.​  
Samsun İnşaat Fuarı'na büyük ilgi
Samsun İnşaat Fuarı'na büyük ilgi.
Samsun 2015 İnşaat Yapı, İnşaat Malzemeleri, Tesisat, Isıtma, Soğutma Havalandırma, Doğalgaz ve Teknolojileri Fuarı’ Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası(TSO), İnşaat Mühendisleri Konfederasyonu(İMKON) Mimarlar Odası, Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası işbirliğinde TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.   Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş(TÜYAP) tarafından düzenlenen ‘Samsun İnşaat Fuarı 2015’ düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilerine açtı. TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Samsun İnşaat Fuarı açılışına; Samsun Valisi İbrahim Şahin, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(STSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, Samsun Ticaret Borsası Başkanı Sinan Çakır, TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdürü İlhan Ersözlü, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları ve kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile birlikte çok sayıda ziyaretçi katıldı. Samsun fuar şehri Törende yaptığı konuşmada fuarcılığın çok önemli bir olgu olduğunu söyleyen Samsun Valisi İbrahim Şahin, “Tabi fuarcılık öyle bir sene iki sene içinde gelişen şeyler değil. Mesela Amerika’yı inceleyin oyuncak fuarı bile 112 yıllık. Newyork’a bakın 115 yıllık geçmişleri var. 150 yıllık fuarlar var. Almanya’ya bakın fuarcılıkta öne çıkmış bir ülke. Fuarlardan neredeyse Türkiye’nin dövizi kadar döviz kazanıyorlar. Onu için bunları biz mutlak surette benimseyeceğiz. Samsun fuarcılıkta Türkiye’de en önemli bir iki şehirden biri. Onun için fuarcılık anlayışına Samsun yabancı bir şehir değil. Ama bir kopukluk olmuş belki. Bir de eski fuarları panayırcılık mantığından kurtarıp günümüz fuarcılık anlayışına getirmek lazım. Bu fuarın Samsun’a kazandırılmasında emeği geçenleri kutluyorum” dedi. “Fuara su gibi susamıştık” Samsun’un bir fuar geçmişi olduğunu vurgulayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Fuara su gibi susamıştık. Fuarcılıktan gelen bir şehir, fuarcılık özgeçmişi olan bir şehir, fuarcılık geçmişi hafızalarda taze olan bir şehir. Uzun yıllar ihtisas fuarcılığına geçmeyi başaramamıştı. Yani o eski klasik fuarcılıktan ihtisas fuarcılık anlayışına geçme dönemi Samsunumuzda biraz uzun sürdü. Bu süreyi kısaltmak için hep telkinler alıyorduk. İş adamlarımızdan, sivil toplum kuruluşlarımızdan hep öneriler alıyorduk. Deniyordu ki ‘bizi bu çadırlardan kurtarın! Çadır fuarcılığı yapıyorduk dolgu alanlarında’. Bugün hepinizin gördüğü gibi dünyanın en gelişmiş şehirlerinde de olan bir fuar alt yapısının kavuşmuş olmanın mutluluğunu hissediyorum. Emeği geçen herkese de teşekkür ediyorum. Fuarlar bir sektörün biriktirdiği bilgilerin bir araya gelerek meslekleriyle ilgili bilgileri ve gelişimleri test ettikleri adeta kısa süreli kurs yerleridir. İnşaat sektörünün mensupları burada meslekleriyle ilgili yeni gelişmeleri burada görecekler. Meslekleriyle ilgili eksikliklerini telafi etmeye çalışacaklar. Süreç içinde Türkiye’nin nereden nereye geldiğini görecekler” diye konuştu. 2015’in ilk fuarı Fuarın yapımına çok emek verdiklerini ifade eden Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Murzioğlu, “Samsun bundan 30-35 yıl önce gerçekten Türkiye’nin fuar şehirlerinden bir tanesiydi. Bölgeye ve şehre büyük bir canlılık getirirdi. Hem yerelde hem genelde ekonomimize büyük katkı sağlardı. Biz bunun tekrar Samsun’a kazandırılması için Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Borsa’sı ile işbirliği yaparak Samsun’a Fuar ve Kongre Merkezi’ni kazandırdı. TÜYAP Fuarcılık sayesinde şehrimizi bölgemizi tanıtıyoruz. Bugün burada ikinci fuarımızı düzenliyoruz. 2015’in ilk fuarı. Ayrıca bu fuarın yapımında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buraya katılan firmaların fuarlarının bereketli olmasını diliyorum. Samsun’u ticaret, sağlık, spor, lojistik, sanayi, tarım kenti olarak nitelendiriliyoruz. Artık bunların içerisine bir de turizm kentinin katılmasını istiyoruz. İnşallah bunu da başaracağız” diyerek sözlerini tamamladı. Sektörün ticaret hacmi artacak TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdürü İlhan Ersözlü ise yaptığı konuşmada, “Ülkemizin en önemli sektörlerinden biri olan inşaat sektörüne yönelik hazırladığımız Samsun İnşaat Fuarı’nda sektörün önde gelen üretici ve ithalatçı firmaları yerini almıştır. 174 markanın katılımı ile Samsun’da gerçekleşen fuar, sektörün bölgedeki ticari hacmini artıracak bir fuar olacaktır. Bu fuardan sonra 18 Mayıs’ta Kitap Fuarı ile karşınızda olacağız” açıklamasında bulundu.   İkili iş görüşmeleri yapıldı Konuşmaların ardından kurdele kesilerek fuarın açılışı gerçekleştirildi. Fuarda yerli ve yabancı 174 firma yer aldı. Fuarı gezer yerli ve yabancı misafirler, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri yakından görme fırsatı buldu. Fuarda ayrıca, ülke dışından gelen yabancı işadamları ve Türk işadamları ikili iş görüşmeleri yapma imkanı bulurken, sektörlerle ilgili de seminer ve konferanslar da düzenlendi. 
"Güvenli İskele, İskelede Güvenlik".
Samsun TSO ev sahipliğinde inşaat sektöründe iş kazalarının önlenmesine yönelik düzenlenen, “Güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi” büyük bir katılımla gerçekleşti. Seminerde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim, Türkiye’deki iş kazası oranlarının 100 binde 12-14 civarında seyrettiğini, bunun 3’te 1’inin inşaat sektöründe yaşandığını, inşaat sektöründeki kazaların yüzde 40’ının yüksekten düşme kaynaklı olduğunu ve ülkede standartlara uygun iskele kullanılmadığını söyledi.   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nca (STSO) ortaklaşa inşaat sektöründe iş kazalarının önlenmesine yönelik “Güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi” eğitim semineri düzenlendi. Anemon Otel’de düzenlenen seminere Vali Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim, Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Akyüz, İŞKUR İl Müdürü Hasan Kılıçaslan, TSO üyeleri ve işverenler katıldı. İş kazalarının altında ihmal var Seminerin açılışında konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Akyüz, Türkiye’de yaşanan iş kazalarını önlemeye yönelik yapılan çalışmaların önemine vurgu yaparak, “Biz de Oda olarak iş hayatında güvenlik konusunu düzenleyen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa ilişkin pek çok kez bilgilendirme toplantısı düzenledik. Bugün yine bu bağlamda ancak daha spesifik bir konu üzerine toplanmış bulunuyoruz. Türkiye’de her 6 dakikada bir iş kazası yaşanıyor, her 15 saniyede bir işçi hayatını kaybediyor. İş kazalarının büyük çoğunluğunun, üçte birinin inşaat sektöründe gerçekleştiğini biliyoruz. Yine bunların büyük bir kısmı da iskele kullanımıyla gerçekleştirilen iş kollarında meydana geliyor. Bu hem can kaybı, hem de iş kaybı demektir. Bakanlığımızın “tedbir alın! İş kazası diye bir şey yoktur” sloganıyla yapmış olduğu çalışmaları takdirle karşılıyorum. Zira iş kazası haberlerinin hemen hepsinin altından ihmal çıkıyor. Ülkemizde konuya ilişkin yasal düzenlemeler var. Ancak uygulamada eksiklerimizin olduğunun farkındayız. Bu nedenle önce konuya bakış açımızın değişmesi gerek. İskelede iş yapan personel adeta cambazlık yapıyor. Doğru uygulama ve gerekli tedbirlerin alınması hem can kaybının hem de ekonomik kayıpların önüne geçecektir. Aslından bu bir kazan kazan anlayışıdır. Az önce ifade ettiğim gibi bugün iş güvenliği konusuna ilişkin oldukça önemli bir eğitimle sizlerle beraberiz. İş kazalarının en büyük yüzdesine sahip inşaat sektörüne ilişkin iskele kullanımıyla ilgili tam gün eğitim gerçekleştireceğiz. Bu projenin iş kazalarının önlenmesine ilişkin önemli kazanımlar getireceğine inanıyorum” dedi. Türkiye’de iş kazaları 100 binde 12-14 civarında İş sağlığı ve güvenliği konusunun sadece Türkiye’de değil, dünyada önemli bir sorun olduğunu belirten İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim, “İş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle dünyada her yıl 2.3 milyon insan hayatını kaybediyor. Ülkemizde maalesef iş kazaları gündem olmaya devam ediyor. Ülkelerin iş kazaları ve meslek hastalıkları oranı 100 binde işçi başına göre değerlendirilmektedir. Bu anlamda bakıldığında en iyi ülke İngiltere’dir. İngiltere’de 100 binde işçi oranı 1 seviyesindedir. Ülkemizde ise 2012 yılında 100 binde 6.2 seviyesindeydi. Ancak 2013 yılında maalesef yaşanan kazalarla bu oran tekrar yükselişe geçerek 100 binde 10’lar civarında seyrediyor. 10 yıllık bir ortalamaya baktığımızda iş kazaları oranlarımız 100 binde çalışan olarak 12-14 civarında seyretmektedir. Ülkemizde 2012 yılında müstakil bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıktı. İş Kanunu’nda bazı düzenlemeler mevcuttu. 2004 yılında itibaren başlayan süreçle birlikte 2012 yılında müstakil bir iş sağlığı ve güvenliği kanunu çıktı. Bu kanun şuanda Avrupa Birliği direktiflerine uygun ve dünya standartlarında bir kanundur. Ancak iş kazaları çok olumsuz bir durumda seyretmekte, bunun indirilmesi için tüm toplumla bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Türkiye’de yıllık gerçekleşen kazaların 3’de biri inşaat sektöründe Türkiye’de yıllık meydana gelen kazaların 3’te 1 oranının sadece inşaat sektöründe gerçekleştiğinin altını çizen Gerim, “İnşaat sektöründe de gerçekleşen kazaların yüzde 40’ı yüksekten düşmeden kaynaklıdır. Bunun alt açılımına baktığımızda bunun da yüzde 25’i cephe iskelelerinden düşmeden kaynaklı ölümler olarak önümüze çıktı. Biz de bunun neden kaynaklandığını araştırdık ve kurumlarla bir araya geldik ve bu projeyi gerçekleştirdik. Sahada kullanılan iskelelerin çoğu standart dışı iskelelerdir. Yapılan denetimlerde inşaat sektöründe artan denetim uygulaması başladı. Önemli sayıda kapatmalarda gerçekleşiyor. Bu kapatma neticesinde tedbirlerini alan işverenlerimizin işyerleri yine kısa bir sürede tekrar standartlara uygun açılabiliyor. Ülkemizde standartlara uygun iskele maalesef kullanılmıyor. İskelelerde aranan ve beklenen özellik ‘dikme’ diye tabir ettiğimiz inşaatın yanına kurulduğunda iskelelerde platformların düzgün atılması yani her katta yürüme yollarının olması gerekiyor. Bu ara platformların çıkışların içerden veya dışarıdan merdivenlerle sağlanması gerekiyor. İşçilerin düşmesini engellemek için ara ve ana korkulukların, yine malzemelerin düşmesini engellemek için ‘topuklu’ diye tabir edilen kısımların olması gerekiyor. Bu tedbirler alındığı takdirde bu iskelelerden herhangi bir şekilde işçimizin veya çalışanımızın düşme ihtimali neredeyse sıfırdır. Hatta oradaki işçimiz bayılsa bile ancak bulunduğu yere düşer. Dolayısıyla bu iskeleleri kullandığımızda inanıyoruz ki, ülkemizde iskelelerden kaynaklanan düşmeler çok minimum rakamlara inecektir. Torba kanunu önümüzdeki hafta Meclis’te gündeme gelecek. Bu son yaşanan kazalarla birlikte tedbirler biraz daha sıkılaşacak. Bazı cezai uygulamalar hem işveren hem de çalışanlar açısından gündeme getirilecek. Bizim arzumuz bu cezaların arttırılması değil. Ancak kazalarda iyileşmeler gerçekleşmediği sürece, buna olumlu yaklaşılmadığı sürece maalesef cezai yaptırımlar her zaman için arttırılması da gündem olarak önümüzde duruyor” diye ifade etti. En riskliler inşaat, maden ve metal sektörü İş kazalarındaki en riskli sektörler hakkında bilgi veren Gerim, “Kazaların 3’te 1’i inşaat sektörlerinde gerçekleşiyor. Bundan sonraki sektörler maden sektörü ile metal sektörüdür. Maden sektörün özellikle son 2 yıl içerisinde toplu ölümlü kazalarla maalesef karşı karşıya kaldık. Ama netice olarak riskli sektörler bütün dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de inşaat, maden ve metal sektörlerdir. Biz bu sektörlerle ilgili iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri kurulması projeleri gerçekleştirdik. Bunların çıktılarını da ülkemizde 35 ilde 3’er günlük eğitimler düzenleyerek iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerimize ve işverenlerimize anlattık. Bu çalışmalarımız arttırarak devam edecektir. İş kazalarındaki hedefimiz 100 binde 1’e indirmek. Almanya’da 1970’li yıllarda iş güvenliği kanunu gündeme gelmiş. 10 yıllık süreç içerisinde uzman kapasitelerin geliştirmişler ve iş yerlerinde iyiye doğru bir gidiş gözlemlemişler. Bu sabırlı ve kararlı bir şekilde durarak önümüzde özellikle 2023 yılını hedef alarak bu süreçte çalışan başına iş kazalarını 100 binde 4’ün altına indirmek istiyoruz. Çünkü ölümlü iş kazaları oranları Avrupa Birliği ülkelerinin ortalaması şuanda 100 binde 4 civarındadır. Biz de şu anda bunu hedefliyoruz. Daha sonra bu rakamın 100 binde bire inmesi ana hedeflerimizden bir tanesidir” açıklamasında bulundu.   Telafisi mümkün değil Yapılan araştırmalarda iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu dünyada yılda 2 milyonu aşkın kişinin hayatını kaybettiğini belirten Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırım, “Dünya çapında yapılan istatistiklere bakıldığında iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda yılda 2 milyonu aşan kişi hayatını kaybediyor. Bunlardan fazlası da iş göremez hale geliyor. Bu olumsuz tablonun da işçi, işveren ve ekonomiye verdiği zararların büyüklüğü malumudur. Maddi kayıplar telafi edilebilse de, kaybedilen yaşamların telafisi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği için alınacak tedbirler bir maliyet olarak değil, iş yerinin daha huzurlu, çalışanların daha mutlu ve işletmelerin daha verimli olabilmesi için bir öncelik olarak görülmelidir” ifadelerini kullandı. Uzmanlar bilgilendirdi Konuşmaların ardından ise, uzmanlar katılımcılara kendi alanlarıyla ilgili seminer verdi. Seminerde, İş Müfettişi Erdem Tosun, “İnşaatlarda Denetim ve İdari Yaptırımlar”, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı Sabit Yasin Bostanca, “Ülkemizde cephe iskeleleri ile ilgili mevzuat ve standartlar”, TSE Uzmanı Sadık Ersan Yaşakurt, “Cephe iskelesi ürün ve belgelendirilmesi ile muayene ve gözetim”, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Uzman Yardımcısı Hasan Alkan, “Cephe iskelesi projesi ne zaman verilir”, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı Raşit Aydos, “Cephe iskelelerinin kurulum ve söküm aşamalarında güvenli çalışma yöntemleri”, “Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Temsilcisi Yüksel Durmuş, “Cephe iskelelerini kimler kurmalıdır” ve İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Yağmur Ertekin ise, “Yüksekte yapılan çalışmalarda kişisel koruyucu donanımlarının önemi” konularında katılımcıları aydınlattı. Soru-cevap şeklinde son bulan seminerin ardından Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Akyüz, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim’e günün anısına plaket verdi. 
İnşaat Fuarı tanıtım toplantısı yapıldı
İnşaat Fuarı tanıtım toplantısı yapıldı.
Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş(TÜYAP) tarafından 2-5 Nisan arsında düzenlenecek olan ‘Samsun 2015 İnşaat Fuarı’ öncesi basın toplantısı yapıldı.   ‘Samsun 2015 İnşaat Yapı, İnşaat Malzemeleri, Tesisat, Isıtma, Soğutma Havalandırma, Doğalgaz ve Teknolojileri Fuarı’ Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası(TSO), İnşaat Mühendisleri Konfederasyonu(İMKON) Mimarlar Odası, Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri odası işbirliğinde 02-05 Nisan tarihleri arasında TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak. Sheraton Otel’de düzenlenen basın açıklamasına Samsun Vali Vekili Faruk Necmi Kurt, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(STSO) Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Turan Çakır, TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdürü İlhan Ersözlü, TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdür Yardımcısı Cihat Alagöz katıldı. Ersözlü: “Samsun yabancı işadamlarına ev sahipliği yapacak” Fuar sayısını 5 yıl içinde kademeli olarak artırarak Samsun’u 10-12 fuar yapılan fuar şehri haline getireceklerini söyleyen TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdürü İlhan Ersözlü, “Bu inşaat fuarı bölgenin en büyük fuarı olacak. 174 marka fuara katılıyor. 30 bin civarında bir ziyaretçi bekliyoruz. Yapıdaki yenilikler, inşaat sektöründeki teknolojiler fuarda sergilenecek. Yurt dışı bölge ofislerimiz Moskova, Sofya, Tahran, Tiflis, Üsküp, Kahire’den; yurt içi ofislerimiz Adana, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Trabzon’dan temsilcilerimizin çalışması neticesinde yurt içinden ve yurt dışından binlerce ziyaretçi fuarımızı ziyaret edecektir” dedi. Murzioğlu: “TÜYAP Sayesinde şehrimizi bölgemizi tanıtınıyoruz” Samsun’u ticaret, sağlık, spor, lojistik, sanayi, tarım kenti olarak nitelendirdiklerini söyleyen Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, “Artık bunların içerisine bir de turizm kentinin katılmasını istiyoruz. Belli bir yaşta olan arkadaşlarımız şunu çok iyi bilirler: Samsun bundan 30-35 yıl önce gerçekten Türkiye’nin fuar şehirlerinden bir tanesiydi. Bölgeye ve şehre büyük bir canlılık getirirdi. Hem yerelde hem genelde ekonomimize büyük katkı sağlardı. Biz bunun tekrar Samsun’a kazandırılması için Büyükşehir Belediyesi, Valilik, Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Borsa’sı ile işbirliği yaparak Samsun’a Fuar ve Kongre Merkezi’ni kazandırdı. TÜYAP Fuarcılık sayesinde şehrimizi bölgemizi tanıtıyoruz. Bu nedenle TÜYAP’a teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu. Çakır: “Profesyonel fuarcılık bölgenin eksikliğiydi” “Karadeniz Bölgesi’nin büyük eksiklerinden birinin profesyonel fuarcılığın bu bölgede hayata geçmemiş olmasıydı” sözleriyle konuşmasına başlayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Turan Çakır, “Bunun için de fiziki alt yapı gerekiyordu. Başta Samsun Büyükşehir Belediyemiz, Valiliğimiz, Ticaret ve Sanayi Odası bir araya gelerek Fuar Merkezi’ni belli bir noktaya getirdiler. Ondan sonrada TÜYAP Fuarcılık ilk fuarı 5 ay önce açtılar. Bütün bölge insanını buraya çektiler. Bunların tamamının bu şehrin bir kazanımı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Kurt: “Samsun fuarcılığı canlandırmak istiyor” Samsun kaybettiği fuarcılığı yeniden bulmaya çalıştığını söyleyen Samsun Vali Vekili Faruk Necmi Kurt şunları söyledi:  “Samsun geçmişte fuarı ile de tanınan bir şehir idi. Sonralardan bunu kaybettik. Şimdi ise bu fuarcılığı daha bilimsel olarak daha iyi bir şekilde canlandırmak istiyor Samsun. Bunda da başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Tekkeköy’de yapılmış olan fuarcılık kompleksi bunun çok önemli bir adımıdır.” ‘Samsun 2015 İnşaat Yapı, İnşaat Malzemeleri, Tesisat, Isıtma, Soğutma Havalandırma, Doğalgaz ve Teknolojileri Fuarı’ 2 Nisan’da açılacak.  
Samsunlu iş adamlarına halka arz anlatıldı
Samsunlu iş adamlarına halka arz anlatıldı.
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Borsa İstanbul A.Ş. ve Strateji Denetim Danışmanlık Şirketi işbirliği ile düzenlenen toplantıda, Samsunlu işadamlarına, “Halka Arz ve Borsa İstanbul’un Sunduğu Fırsatlar” anlatıldı.   Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Borsa İstanbul A.Ş. ve Strateji Denetim Danışmanlık Şirketi işbirliği ile düzenlenen,  “Halka Arz ve Borsa İstanbul’un Sunduğu Fırsatlar” konulu toplantı, Hampton by Hilton Samsun’da düzenlendi. Toplantıya, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun Ticaret Borsası Başkanı Sinan Çakır, Samsun’un önde gelen firmaların sahipleri ve yöneticileri katıldı. Finans kaynağına erişimin en iyi yöntemi Toplantının açılış konuşmasını yapan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, bir işletmenin halka arz edilebilir hale gelmesinin, kurumsallaştığına ve şeffaflaştığı anlamına geldiğini söyledi. Günümüz işletmelerin en büyük probleminin finansman kaynağına erişimi olduğunu kaydeden Başkan Murzioğlu, “Halka arz yöntemi, faizsiz finans kaynağına erişimin en iyi yöntemidir. Geçtiğimiz yıl ilk şirketimizin borsaya kote olması gururunu yaşadık. İnanıyorum ki bu salonda bu süreci başarıyla yönetecek şirketlerimiz var. Bu zor bir süreç, bir takım gerekleri yerine getirmeniz gerekiyor. Şüphesiz sağlanan bu kriterler şirketlerin sürdürülebilirliğine de katkı sağlıyor. Organizasyonumuzun şirketlerimizi bu sürece dahil olma hususunda motive edeceğine inanıyorum” dedi. Borsa İstanbul her firma için bir fırsat Ardından söz alan Borsa İstanbul A.Ş. Pazarlama ve Satış Direktörü Serhat Görgün, halka arz, pazarlar ve alternatif finansman araçları konularında işadamlarını bilgilendirdi. Borsa İstanbul A.Ş.’nin her büyüklükteki firmanın halka açılması için bir fırsat sunduğunu söyledi. Borsa İstanbul’un dönüşüm sürecinden bahseden Görgün, “2012 yılının nisan ayında Sermaye Piyasası Kanununda yapılan bir değişikle beraber Türkiye’deki üç tane borsa bir araya gelerek Borsa İstanbul kuruldu. Borsa İstanbul nispeten daha özerk bir statüde, farklı ortaklık yapılarına da açık bir şekilde teşekkül etti. Halka arz, sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan yapılan genel bir çağrıyı ve bu çağrının devamında gerçekleştirilen pay satışı olarak tanımlanmaktadır. Halka açılma sürecinde şirketler için en zor aşama karar aşamasıdır. Halka açılmaya karar verildikten sonraki aşamalar daha kolaydır. Bir şirketi halka arz kararı vermeye yönlendiren birbirinden farklı koşullar bulunmaktadır. Halka arzın ilk akla gelen avantajı finansmana erişim mekanizması sunmasıdır. Şirketler halka açılmak ve paylarının organize bir pazarda işlem görmesini sağlamak suretiyle her şeyden önce önemli bir finansman kaynağından yararlanırlar. Firmaların öz kaynaklarını güçlendirmede halka arz önemli bir mekanizmadır. Halka arzdan gelecek sermayeyle şirketin büyümesini, şirketin yeni yatırımlarını hataya geçirmek mümkündür. Halka arz ayrıca, kurumsallaşmaya giden yolda bir rehberdir. Halka arz ayrıca, sürdürülebilirliği de temin etmektedir. Halka arz ayrıca, iç ve dış müşterilere imaj sağlamaktadır. Umuyorum ki, önümüzdeki sene Samsun’dan ikinci, üçüncü, dördüncü şirketleri borsamızda görelim ve bir sonraki sene de inşallah Samsun Şehir Endeksi diye bir endeks yayınlayalım” diye konuştu.   Ulusoy deneyimlerini paylaştı Ardından ise, Borsa İstanbul A.Ş. Pazarlama ve Satış Direktör Yardımcısı Mert Süzgen, sermaye piyasası aracı ihracı yoluyla şirketlerimizin yakalayabileceği imkanlar, Borsa İstanbul’da bulunan pazarlar, halka arz için 5 neden, halka arz süreçleri ve halka arzın şirketlere katkıları konusunda bir sunum yaptı. Daha da, Borsa İstanbul’da ilk işlem gören Samsun şirketi olan Ulusoy Un A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Günhan Ulusoy, halka arz tecrübelerini davetlilerle paylaştı. Halka arzla her şeyin şeffaflaştığını belirten Ulusoy, “Halka arz süreci tabi ki kolay değil. 2008 yılında kurumsallaşma çalışmalarına başladık. O zaman ki hedefimiz bağımsız denetim yapılabilir bir şirket olabilmekti. Bu da kolay olmuyor. Bağımsız denetim artık gelebilir dememiz sadece üç sene sürdü. 2012 yılında bağımsız denetimi gerçekleştirdik. 2014 yılının kasım ayında halka arza gittik. Eğer aklınızda halka arz fikri beş yıl sonrası için bile varsa, mutlaka şimdiden bağımsız denetiminizi cebinize koyun. Halka arzla birlikte öz kaynağımızda artış oldu. Şirketimizin bilinirliği, tanınırlığı yükseldi. Müşteriler ve tedarikçiler nezdinde itibarımız daha da arttı. Şirketin sürdürülebilirliği ve istikrarlı seyrinin öne plana çıkması, risk yönetiminin ve risk anlayışının daha çok gelişmesi sağlandı. Kolay bir süreçten geçmedik ama her yönden şirketimize avantaj getirdi” diye ifade etti. Toplantı, Strateji Denetim  Danışmanlık Genel Müdürü Taner Taşkaya’nın, “Halka arza hazırlık sürecinde danışmanlık hizmetlerinin rolü” konusunda yaptığı sunumdan sonra sona erdi.  
TESCİL ve ÜYELİK
BELGE HİZMETLERİ
7x24 e-Hizmet
YAYINLAR
BASIN ODASI
EKONOMİ
WEB TV
ETKİNLİK TAKVİMİ
ANKET
GÖRÜS-ÖNERİ
TAKVİM
«Nisan 2015»
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
SAMSUN TİCARET ve SANAYİ ODASI
Tel : +90 (362) 432 36 26
Faks : +90 (362) 432 90 55
E-Posta : samsuntso@samsuntso.org.tr
Adres : Hançerli Mah. Abbasağa Geçidi No:8 İLKADIM / SAMSUN
Samsun TSO web.TV
Samsun TSO Açılım Dergisi
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası | Facebook Samsun Ticaret ve Sanayi Odası | YouTube Samsun Ticaret ve Sanayi Odası | Twitter Samsun Ticaret ve Sanayi Odası | RSS
Bilgi Edinme | Telefon Rehberi | Görüş ve Öneri | Üye Bilgi Güncelleme | Hesap Numaraları | Sıkça Sorulan Sorular
Site Haritası | Web Mail | Mobil Site
Ticaret Sicil Gazetesi | Müteahhitlik Karnesi | Marka/Patent Araştır | Fire ve Zaiyat Oranları | Sermaye Piyasa Verileri
Mükellef Bilgileri Bildirimi | Yatırım Teşvik Mevzuatı | NACE Kodu Sorgula | Kamu İhale Bülteni
Barkod İşlemleri | Resmi Gazete | Fuar Rehberi | Mevzuat Ara | M.E.R.S.İ.S
Samsun TSO Eğitim Vakfı | Hizmet Standartları | Basında Biz | Raporlar | İstatistik | Ekonomik Bülten
TOBB - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği UMEM BECERİ'10 Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi Blacksea Enterprise Europe Network Samsun AB Bilgi Merkezi Blacksea Enterprise Europe Network Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu | DEİK KOSGEB Resmi Web Sitesi KGF: Kredi Garanti Fonu KOBİ Bilgi Sitesi Rekabet Kurumu
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası | www.samsuntso.org.tr
Toplam 4 (dört) adet Duyuru Bulunmaktadır. 4
1
Sanayi Sicil belgeleri ve Yıllık İşletme Cetvelleriyle ilgili, Bilim, Teknoloji ve Sanayi İl Müdürlüğü'nden
Detay için tıklayınız.
2
SAMSUN TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN DUYURULUR
30.12.2012 tarih,28513 sayılı  Resmi Gazete’de yayınlanan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ ve T.C.Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 18.07.2013 tarih,5782 sayılı yazılarında, “Vergi kayıtları resen silinen şirketlerin adreslerinde bulunmamalarının da tespit edilmesi ve şirket sözleşmelerinde, tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen ,yeni adresini süresi içerisinde tescil ettirmemiş olmalarının fesih sebebi sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunması halinde ilgili tebliğ kapsamında değerlendirilecektir.”  Denildiğinden, Detay için tıklayınız.
3
SAMSUN TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN DUYURULUR
30.12.2012 tarih,28513 sayılı  Resmi Gazete’de yayınlanan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ ve T.C.Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 18.07.2013 tarih,5782 sayılı yazılarında, Detay için tıklayınız.
4
SAMSUN TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN DUYURULUR
30.12.2012 tarih,28513 sayılı  Resmi Gazete’de yayınlanan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği, - Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler. Detay için tıklayınız.
KAPAT X

Bersam Oto Kiralama